FOREKS FORUM TR (UCRETSIZ FOREKS BILGI PAYLASIM MERKEZI)
  ANA SAYFA     Ekonomik Takvim     Foreks Haberleri    Brokerlar    Yazarlar     Hakkımızda     VIP Giriş     Foreks TV     Mobil Versiyon
Go Back   FOREKS FORUM TR (UCRETSIZ FOREKS BILGI PAYLASIM MERKEZI) > Foreks Analizleri (Temel ve Teknik Analiz)
Foreks Analizleri (Temel ve Teknik Analiz) Pariteler hakkında teknik analiz çalışmalarını bu başlıkta paylaşacağız.
Cevapla
 
Seçenekler
  #21  
Alt 04 Ağustos 2014, 14:05
Ertuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ertuğrul Ertuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2012
Mesajlar: 357
Ertuğrul is on a distinguished road
Standart ABD, Rusya’ya karşı “Asya cephesinin” açılışının başarılı olacağını sanmıyor :

Asya ülkeleri, Amerika’nın yeni sert baskısı altında bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığının emisarı, Rusya’ya karşı Amerika ve Avrupa yaptırımlarına katılmaya ikna etmek amacıyla bölge ülkelerini ziyaret ediyor.

Emisar Singapur, Çin, Güney Kore’yi ziyaret etti, Cuma günü Japonya’ya uğramak niyetinde. Sözlerine göre, başarı şansları pek büyük değil. Tanıdığına göre, Asya ülkelerince Rusya’ya karşı yaptırımların uygulanması olası değil.
Çin bu sorunla ilgili olarak ta baştan beri ABD’den uzakta durdu. Üstelik, Rusya’ya karşı ilk yaptırımların uygulandığı dönemde onunla 400 milyar dolar bedelinde ilk gaz sözleşmesi bağladı. Batı’nın Rusya enerji sektörünü sözde boğmaya çalıştığı şu anda Çin’in önde gelen petrol donatımı üreticileri Rusya’daki işlerini pekiştiriyor.

Böyle bir ortamda Amerikalı emisarın Pekin gezisi, Washington’un didaktik görüntüsünü gözle görülür derecede bozdu. Bu bağlamda analizciler, Rusya’ya karşı yaptırımların uygulanması amacıyla Asya’nın finansal merkezi Hon Kong’a herhangi baskı yapmanın perspektifsiz olduğuna dikkat çekiyor. Hon Kong Pekin hattını izliyecektir.

Çin faktörü, Rusya’ya karşı yaptırımlar konusunda Tokyo’yu ABD’ye katılmaya zorluyor. Amerika, varsayımsal Çin saldırganlığı halinde Japonya’yı korumayı vadetti. Bundan sonra Tokyo, Rusya’ya karşı yaptırımların uygulanması konusunda başlıca müteffiki ve patronuna itaatsizlik gösteremez. Bununla birlikte Tokyo, bu yüzden Moskova ile ciddi şekilde ara açmak istemiyor. Uzak Doğu Enstitüsü Japonya Araştırmalar Merkezi yöneticisi Valeriy Kistanov’un fikri ise şöyle.
Başbakan Sindzo Abe, kendisine puan kazandıran Rus yönünü kaybetmek istemiyor. Sindzo Abe çırpınıyor. Japonya çırpınıyor. Aldığı tutum şu: böyle bir durumdan nasıl sıyrılmalı? Çünkü Rusya’yı incitmek istemiyor, Amerikalılara ise istedikleri yanıtı vermek zorunda. ABD, Japonya’dan formel değil, daha ciddi olan yaptırımların ugulamasını istiyor. Fakat Japonya ne yapsın ki. Rusya doğal gaz ve petrolünden vazgeçsin mi? Bu yol Japonya için ölümcül bir tehlikedir. Rusya’daki montaj otomobil işletmelerini durdurmak tehlikeli olacak, çünkü Japon ekonomisine ciddi bir darbe indirilebilecek. Bu yüzden şimdi pazarlama yapılıyor. Cuma günü Amerika emisarı Japonya’ya yeniden uğrayacak ve baskı yapmaya devam edecek. Bakalım, iş nasıl sonuçlanacak.
Güney Kore’yi Amerika yaptırımlarına aktif şekilde katılmaya zorlamak olmadı. Seul, Rusya’ya karşı uygulanacak yaptırımların Güney Kore ekonomisine boumerang etkisi yapabilecek. Avrupa’dan farklı olarak Seul, politik değil, pragmacı mülahazaları kılavuz ediniyor. Ayrıca, Çin faktörü yüzünden Güney Kore’nin Rusya karşıtı yaptırımlara katılması yararına olmayacak. Rusya Bilimler Akademisi Doğubilimcilik Enstitüsü Kore Araştırmalar Merkezi yöneticisi Aleksandr Vorontsov anlatıyor.

Japonya’dan farklı olarak Güney Kore daha sakin uluslararası duruma sahip. Tam tersine Çin ile ilişkilerini iyileştiriyor. Onu Kuzey Kore’ye karşı kendine çekmek amacıyla hatta ona flört bile yapıyor. Ona göre, bunu başarmış bile. Bu demektir ki, güvenlik sorunları da içinde başka bölge problemlerine ilişkin yaptırımlarla ilgili Çin’in tutumunu dikkate alması gerekiyor. Üstelik Rusya’ya karşı yaptırımların bölgede toplu hal alması, gerginlik ve istikrarsızlığın artışına yol açacak. Çin bunu istemiyor. Amerika’dan farklı olarak Çin’in bu soruna yaklaşımı başkadır. Güney Kore, Çin-Güney Kore ilişkilerinde inşaat ve konstrüktivizmin, ayrıca pozitifin arttırılması hattını izliyor. Bu yüzden ülke, bölge durumuna Amerikan değil, Çin değerlendirmelerini dikkate almaya meyil gösteriyor. Ayrıca, Rusya karşıtı yaptırımların olası sonuçlarını reel şekilde değerlendiriyor.

Bugün ABD Dışişleri Bakanı John Kerry New Delhi’de aynı şeyi Hindistan’dan elde etmeye çalışıyor. Hindistan yeni başbakanı Narendra Modi’nin Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinde Rusya’ya destek sergilemesinden sonra, dile getirdiği tutumu değiştirmeye onu ikna etmek kolay olmayacak. John Kerry’nin New Delhi’ye vardığı gün, Amerikan doları yerine karşılıklı hesaplaşmalarda ulusal dövizleri kullanma mekanizmasıyla uğraşacak Rus-Hint çalışma grubunun meydana getirilmesi açıklamasına rastlanmıştı.
__________________
FX ve F1
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 04 Ağustos 2014, 15:45
Ertuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ertuğrul Ertuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2012
Mesajlar: 357
Ertuğrul is on a distinguished road
Standart AMB'nin bilançosu 2 yılda 1 trilyon eurodan fazla küçüldü

Avrupa Merkez Bankası diyet yapmak için çok zor bir zaman seçti.

Ekonomideki zayıflığı yanı sıra enflasyon oranlarının sıfıra yaklaşması ile de mücadele eden AMB'nin bilançosu hızla küçülüyor. Bilanço 2012'den bu yana 1 trilyon eurodan fazla küçüldü.

Öte yandan Fed, İngiltere Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası ise bilançolarını büyütmese de en azından küçültmüyor. Bu ekonomiler çarpıcı oranlarda büyüme kaydederken enflasyon da Euro Bölgesi'ne kıyasla hedefe daha yakın seyrediyor.

Merkez bankaları, finansal kriz öncesinde kısa vadeli faiz oranlarında ayarlama yaparak ekonomileri yönlendiriyordu. Bilançoları çok daha küçüktü. Ancak faiz oranları sıfıra yaklaşınca büyümeyi canlandırmak için varlık alımlarına ve yeni kredilere yöneldiler.

Merkez bankaları, tahvil gibi menkul kıymet alımı yaparak ve kredi sağlayarak ekonomiye para pompaladı ve bu işlemler bankaların bilançolarını büyüttü.

Para arzındaki artışın kredi büyümesi ve hisse ve tahvil fiyatları yoluyla ekonomide dolaşması ve sonuçta enflasyonu yükseltmesi umuluyor.

AMB'nin elindeki varlıkları azaltması, Avrupa'da potansiyel bir deflasyon döngüsünün başlayacağı endişelerinin başladığı bir dönemde yatırım ve harcama için daha az para olması anlamına geliyor.

Bu nedenle bazı ekonomistler AMB'ye bilançolarını büyütecek daha güçlü adımlar atması çağrısında bulundu.

BNP Paribas BNP.FR +1.59% ekonomisti Paul Mortimer-Lee enflasyonun aşırı derecede zayıflamasını önlemenin yolunun 'devasa bir bilançoya' sahip olmaktan geçtiğini söyledi. Geçtiğimiz ay IMF tarafından yayınlanan ve Avrupa'da enflasyonun çok düşük olduğu uyarısında bulunan bir raporda da "AMB, bilançosunu kayda değer şekilde büyütecek seçenekleri gündemine almalı," denilmişti.

AMB'nin bilançosu geçtiğimiz ayın sonunda 2.04 trilyon euroya düştü ki bu rakam Euro Bölgesi'nin GSYH'sinin yaklaşık beşte birine karşılık geliyor.

Bu rakam 2008 öncesi seviyelere kıyasla çok yüksek olsa da diğer merkez bankalarının bilançoları ile kıyasladığında oldukça küçük kalıyor. Fed'in bilançosu 4.4 trilyon dolara (ABD'nin GSYH'sinin dörtte birinden fazla) yükselmiş durumda.

AMB hesaplamalarına göre bilançodaki para politikası ile ilgili varlıklar GSYH'nin yüzde 8'ine denk geliyor. Bu oran Fed için yüzde 26, İngiltere Merkez Bankası için yüzde 25, Japonya Merkez Bankası için ise yüzde 52.

Bu durumun nedenine şöyle bir açıklama getirilebilir: Euro Bölgesi bankaları 2011 ve 2012'de aldıkları üç yıllık kredilerinin bazılarının geri ödemesini erkenden yapıyor. Birçok analiste göre bankalara bu kadar kontrol yetkisi vermek AMB'nin bilanço stratejisinin temel sorunlarından biri.

Bilançonun büyük olması politikanın uzun bir süre genişlemeci kalacağının bir işareti olarak görülüyor.

Uygulanan politikaların amacı enflasyonun, merkez bankalarının optimal olarak değerlendirdiği yüzde 2 civarında kalmasını sağlamak. Tüketici fiyatları ABD'de Haziran ayında bir yıl önceye kıyasla yüzde 2,1, İngiltere'de yüzde 1,9 artarken Euro Bölgesi'nde ise sadece yüzde 0,5 yükseldi.

AMB yetkililerine göre bilançolara odaklanmak eksik bir tablo çiziyor. AMB Başkan Yardımcısı Vitor Constancio geçtiğimiz ay yaptığı bir konuşmada bilançolardaki değişimleri sanki aynı politikalara dayanıyorlarmış gibi karşılaştırmanın yanlış olacağını söyledi.

AMB iki yıl önce ihtiyaç duyulması halinde sorunlu Euro Bölgesi ülkelerinden sınırsız miktarda hükümet tavili alabileceğini açıklamıştı. Bu açıklama, devasa bir bilanço büyümesine benzer bir etki yaratsa da program kullanılmadığından bilançoda gerçek bir büyümeye neden olmadı.

AMB'den daha da fazla yardım gelecek. AMB, Eylül ayında başlamak üzere bankalara bir şartla dört yıl vadeli ucuz kredi verecek. Krediyi alan bankalardan özel sektöre verdiği kredi miktarını artırması isteniyor. AMB programın 1 trilyon euroya ulaşabileceğini söylese de bankalar yine de ne kadar istediklerine karar verebilecek ve ayrıca erken ödeme de yapabilecekler.

Tüm bu yardımlar dahi yeterli olmayabilir. Mortimer-Lee'ye göre enflasyonun hedefe yaklaşması için bilançonun 2 trilyon euro büyümesi gerekiyor.
__________________
FX ve F1
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 04 Ağustos 2014, 17:13
Ertuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ertuğrul Ertuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2012
Mesajlar: 357
Ertuğrul is on a distinguished road
Standart Kuantum motor test edildi

NASA, çalışması neredeyse imkansız görülen motor teknolojisinin ilk denemesinde başarılı olduğunu açıkladı. Yakıt kullanmayan itici güç sistemi, uzay yolculuklarında yeni bir sayfa açabilir.

NASA Johnson Uzay Merkezi'nde yapılan çalışmalar, çalışması imkansız kabul edilen bir itici güç sisteminin başarı göstermesiyle sonuçlandı. NASA mühendisleri, yakıt gerektirmeyen mikrodalga itici gücü sistemini çalıştırmayı başardı.
NASA'nın 28 Temmuz'da raporunu yayımladığı çalışmada, geliştirilen teknolojide başarılı olunması halinde çok daha hızlı uzay görevleri yapılabileceği belirtildi. Geliştirilen sistem, aynı zamanda büyük bir tasarruf sağlayabilir.
Mikrodalga veya kuantum boşluğu plazma iticileri (QVPT) olarak da açıklanan sistemin, yakıt kullanmadan elektrik üretebildiği ifade edildi. Yapılan deneylerde, günümüzde kullanılan düşük kuvvetli ion iticilerin yaklaşık binde birini temsil eden 30-50 mikro-Newton güç elde edildi. Ancak QVPT'ye kıyasla, ion iticiler yakıt gerektiriyor.
Yıldızlararası seyahati kolaylaştırabilir
QVPT'nin uzun dönemde başarılı olması, sistemin enerjisini güneş panellerinden alabileceğini ve bu şekilde yakıt maliyetinin sıfıra ineceği anlamına gelebilir.
NASA, QVPT ise yörüngedeki uyduların maliyetlerinin ciddi ölçüde azalabileceğini, hatta yeni teknolojinin uzay çöplüğü toplamayı da kolaylaştırabileceğini belirtti.
NASA'nın ışık hızını geride bırakacak uzay motoru çalışmalarında başı çeken Harold White, 'güçlendirilmiş QVPT ile Güneş'e en yakın bulunan Proxima Centauri'ye 30 yılda gidebileceğimizi öne sürdü. Söz konusu mesafe, 4.22 ışık yılını temsil ediyor.
NASA'nın elde ettiği ilk ve küçük çaplı başarı, İngiliz araştırmacı Roger Shawyer'ın 'EmDrive' teknolojisini çağrıştırıyor. EmDrive, bir hazne içinde mikrodalgalar saçarak itici güç oluşturulmasına dayanıyor.
Işık hızını geçebileceği düşünülen bir itici güç uzun yıllar göz ardı edilmiş olsa da birçok ülkede bu çalışmalar devam ediyor. Elde edilen 30-50 mikro Newton'luk kuvvet ise çalışmaların devam etmesi için yeterli kabul ediliyor.
__________________
FX ve F1
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 04 Ağustos 2014, 20:36
beastslayer beastslayer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Temmuz 2014
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 9
beastslayer is on a distinguished road
Standart

Çok güzel bir başlık hayırlı olsun umarım devamı gelir
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 05 Ağustos 2014, 11:28
Ertuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ertuğrul Ertuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2012
Mesajlar: 357
Ertuğrul is on a distinguished road
Standart Akraba Ekonomisine Kaç Milyar Dolar Gidiyor ?

2013 yılında göçmenler, birçok ülkeye yapılan yardımdan daha fazlasını; dört yüz milyar dolar döviz havale etti. Bu durum, havalelerin sadece ailelerin değil, ülkelerin de ekonomisine katkıda bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirdi.

Birçok göçmen ülkelerindeki yakınlarına para gönderiyor. İki yüz milyondan fazla uluslararası göçmen olduğu düşünülürse bu büyük bir miktar anlamına geliyor. 2013 yılında göçmenler, birçok ülkeye yapılan yardımdan daha fazlasını; dört yüz milyar dolar döviz havale etti. Bu durum, havalelerin sadece ailelerin değil, ülkelerin de ekonomisine katkıda bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirdi.

Jean Claude Kazadi ve eşi Meryem Kongo’dan Amerika’ya geldikten sonra, geride kalan yakınlarına yardım amacıyla ülkelerine para göndermeye başlamışlar.

Doktor Jean Cluade Kazadi, “Biz böyle yetiştik. Birbirimize hep destek oluruz; özellikle anne, babamıza ve kardeşlerimize her zaman yardım ederiz,” diyor.

Jean Claude Katolik bir sivil toplum kuruluşunda Aids üzerine çalışan bir doktor. Sık sık Kongo’ya giden Claude, çalışmalarının Afrika halkına yardımcı olduğunu umuyor. Her ay ailesine gönderdiği dört yüz doların onlar için çok önemli olduğunu söylüyor: “Biz bir şey yapmazsak, hükümet aileme destek verir mi? Elbette hayır, hükümetin umurunda bile değil.”

IMF ekonomisti Adolfo Barajas, göçmenlerin gönderdiği havalelerin ekonomiye katkısını araştırıyor: “1990’dan 2010 yılına, havale oranı yedi kattan fazla artmış durumda.”

Barajas, artan göçmen sayısının buna katkıda bulunduğunu, ancak bu işin kötü tarafının, yüklü miktarda para yardımı alan devletlerin daha az etkili olduğunu söylüyor.

Ekonomistler, havalelerin ailelere önemli katkısı olduğu görüşünde. Ancak bazı uzmanlar, bu durumun ülkelerin para değerini arttırıp, fiyatları yükselteceği, özellikle de ihracatta dezavantajlı bir duruma yolaçacağı görüşünde.

Barajas dahil birçok ekonomist ülke dışından gönderilen paranın ekonomiye olumlu katkısı olduğuna inanıyor. Dilip Ratha, Dünya Bankası uzmanı.

Dilip Ratha, “Gelir sağlıyorlar, insanlar için geçim kaynağı oluyorlar, yoksulluğu azaltıyor, eğitim, sağlık gibi alanlarda yatırım için kaynak sağlıyorlar,” diyor.

Ekonomistler, Doktor Jean Claude’in ülkesi Kongo Cumhuriyeti’nde olduğu gibi, bir çatışma yaşandığında yatırımcıların kaçtığını, ancak bu boşluğu dışardan gönderilen paranın kapattığını söylüyor.

Dilip Ratha, “Bu durumda geride kalan ailelerin ihtiyaçları artıyor, artan ihtiyaçlar da göçmenlerin gönderdiği havalelerle karşılanıyor,” diyor.

Meryem ve Jean Claude Kazadi için ülkelerine havale göndermenin amacı, uzakta olsalar bile ailelerini unutmadıklarını göstermek.
__________________
FX ve F1
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 05 Ağustos 2014, 11:31
Ertuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ertuğrul Ertuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2012
Mesajlar: 357
Ertuğrul is on a distinguished road
Standart NASA’dan Yeni Proje

Amerika Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), astronotları Mars’a kadar taşıyabilecek kapsüllerin geliştirilmesi üzerinde çalışıyor.

Amerika, uzay mekiği programını 2011’de sona erdirdi. O zamandan bu yana Amerikalı astronotlar, Uluslararası Uzay İstasyonu’na Rus uzay araçlarında taşınıyor. Ancak bu arada Amerika Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), astronotları Mars’a kadar taşıyabilecek kapsüllerin geliştirilmesi üzerinde çalışıyor.

Alabama’daki NASA Uçuş Kontrol Merkezi’nin mühendisleri, uzay roketlerini daha da hızlandıracak takviye motor üzerinde çalışıyor. Ek motor, uzaya insan taşıyabilen roketler için geliştirilen en güçlü model.

SLS olarak bilinen Uzaya Fırlatma Sistemi, ana roket ve iki katı yakıt motorundan oluşuyor. Bu sistem, astronotları uzayın derinliklerine taşıyacak Orion adlı yeni kapsülde kullanılacak.”

Fırlatma esnasında motorlar o kadar fazla ses çıkarıyor ki mekiğe zarar verebiliyor.

NASA mühendisleri bu nedenle sesin etkisini azaltan su bazlı sistemler üzerinde çalışıyor.

Uzay mühendisi Douglas Counter, “Gerçeğe en yakın maketler üzerinde test yapmamız gerekiyor. Çünkü ancak bu şekilde tasarım hatalarını görebiliyor, yeni modelin çevreye olası etkisini anlayabiliyoruz,” diyor.

Laboratuvarlardan birinde, mühendisler roketi kontrol edecek olan sistemin parçalarını biraraya getiriyorlar.

Curt Jackson, “Bu, roketin beyni ve sinir sistemi. Alıcılar, veri tabanları da beyne giden sinir sistemi gibi," diyor.

Kongre henüz NASA’nın 2015 yılı bütçesini onaylamadı. Bu nedenle mühendisler tasarruf için daha önceki projelerden artan parçaları kullanıyor. Gary Benton motor test mühendisi: “Mekik programından elimizde kalan 16 adet motor var. Motorlar hem sağlam, hem kullanılabilir olduğu için bunları değerlendiriyoruz.”

Mississippi’deki roket test platformu, Apollo uzay aracı için kurulmuş. Ancak Proje Direktörü Richard Rauch, platformun farklı motorları test etmek için de uygun olduğunu söylüyor: “Elimizdeki tüm eski malzeme ve teçhizatı kullanıyoruz, ne gerekirse yaparak uygun hale getiriyoruz.”

Lousiana’daki bir diğer NASA merkezinde işçiler, roketi devasa boyutlardaki kaynak makineleriyle birleştirmeye başladılar bile.

NASA, Fırlatma Sistemi’nin, farklı amaçlara hizmet edebilecek şekilde tasarlandığını söylüyor. Testler 2016’da başlayacak. Roketin insansız ilk uzay görevine ise 2017’de çıkması bekleniyor.
__________________
FX ve F1
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 05 Ağustos 2014, 12:21
Ertuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ertuğrul Ertuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2012
Mesajlar: 357
Ertuğrul is on a distinguished road
Standart İskoçya'da 'bağımsızlık düellosu'

İskoçya'da bağımsızlığın oylanacağı referanduma 6 hafta kala taraflar bugün TV'de ilk kez kozlarını paylaşacak.

TV düellosunda İskoçya'daki bölgesel hükümetin başbakanı ve ayrılıkçı İskoç Ulusal Partisi'nin (SNP) lideri Alex Salmond, Birleşik Krallık'ın eski maliye bakanı Alastair Darling ile karşı karşıya gelecek. Alastair Darling, bağımsızlık karşıtı kampanyanın başkanlığını yürütüyor.

Anketler, bağımsızlık karşıtlarını yüzde 10 ile önde gösteriyor. Buna karşılık kararsızların oranı yüzde 16'yı buluyor. İskoçya Başbakanı Salmond, 18 Eylül'de yapılacak referanduma kadar kararsızları ikna etmeyi hedefliyor.

Birleşik Krallık'ın kuzeyinde, doğal ve tarihi güzellikleriyle bilinen ve yaklaşık 5,5 milyon kişinin yaşadığı İskoçya'da halka, 18 Eylül 2014 tarihinde, "İskoçya bağımsız bir ülke olmalı mı?" sorusu yöneltilecek.

İskoçların İngilizleri yendiği Bannockburn Savaşı'nın 700'üncü yıldönümü de bu yıla denk geliyor. Ayrılıkçı SNP, bu tarihi yıldönümünden de yararlanmayı umuyor.
__________________
FX ve F1
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 05 Ağustos 2014, 12:24
Ertuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ertuğrul Ertuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2012
Mesajlar: 357
Ertuğrul is on a distinguished road
Standart Avrupa'da kriz korkusu

Portekiz’in Euro kurtarma programından çıkması Avrupa’da Euro krizinin sona erdiği şeklinde yorumlanmıştı. Ancak ülkenin yeniden AB kurumları ve IMF'nin kredilerine ihtiyaç duyması kafaları karıştırdı.

Tüm işaretler iyileşmeyi gösteriyordu. Portekiz, nisan ayında üç yıllık aranın ardından sermaye piyasalarına geri döndü. Mayıs ayında ülke Euro kurtarma programından çıkmayı başardı. Haziranda ise hükümet, Avrupa Birliği kurumları ve IMF'den alacağı son borç diliminden vazgeçtiğini duyurdu. Ne var ki kısa süre önce tüm bu gidişatın tersine bir gelişme yaşandı. Ülkenin en büyük özel bankası Espirito Santo iflasın eşiğine geldi. Yeni bir bankacılık ve finans krizini engellemek için Portekiz hükümeti bankayı 4 milyar 400 milyon euro ile kurtarmaya karar verdi. Bu miktar Portekiz'in krizde olduğu sırada Avrupa Birliği, IMF ve Avrupa Merkez Bankası'ndan elde ettiği kredilerle karşılanacak. 12 milyar euroluk krediden hükümetin elinde yaklaşık 6 milyar 400 milyonluk bir meblağ bulunuyor.

Berenberg Bank Baş İktisatçısı Holger Schmieding son gelişmeyi şöyle yorumluyor: "Elbette şimdi bir bankayı kurtarmak zorunda olması Portekiz için bir gerileme. Ama bu Portekiz'in üstesinden gelebileceği bir gerileme. Önemli olan Portekiz'in bu sorunun enerjik biçimde üzerine gitmesi ve zaten nispeten de gitmiş olması. Böylece bunun Portekiz ekonomisine etkileri sınırlı olacak."
Bankacı ailenin lideri gözaltında.

Espirito Santo ailesinin finans imparatorluğundaki dalgalanmalar Portekiz finans ve bankacılık branşını aylardır meşgul ediyor. Çatı holding Espirito Santo International'daki düzensizlikler mayıs ayı sonunda fark edilmişti. Holdingin 1 milyar 300 milyon euroluk kaybını gizlediği ortaya çıkmıştı. Buna bankanın müflis duruma gelmesinin neden olduğu sanılıyor. Kısa süre önce de bankacı ailenin lideri konumundaki Ricardo Espirito Santo Salgado, kara para aklama ve vergi kaçakçılığı suçlamalarıyla gözaltına alındı.

Peki iflasın eşiğinde olan Esprito Santo Bankası'nın durumu yeni bir mali krizi tetikleyecek mi? İsviçre'den Julius Bär Bankası'nın baş iktisatçısı David Kohl bu görüşte değil: “Burada son derece bankacılığa özgü bir sorunla karşı karşıyayız ve bunun tüm Avrupa'da daha birkaç yıl önce karşılaştığımız sistematik krizle pek az ilgisi var.”

Portekiz eski günlere döner mi?
O dönem emlak balonunun patlamasının ardından İrlanda'da sayısız banka ve kamu finans kuruluşu derin bir krizin içine girmişti. 2008 eylülünde 6 büyük bankadaki toplam 400 milyar euro tutarındaki mevduata verilen sınırsız güvence, devlet bütçesi için aşırı derecede bir yüklenme meydana getirmişti. Ülke böylece uluslararası kuruluşlardan borç alma yoluna gitmişti. Ekonomik sıkıntı içindeki Portekiz de daha sonra Uluslararası Para Fonu ve Avrupa Birliği'nin yardımına başvurmuş ve yaklaşık 78 milyar euroluk bir kredi almıştı.
Berenberg Bank Baş İktisatçısı Holger Schmieding ise Esprito Santo Bankası'nın durumunun şimdi Portekiz'i tekrar o günlere döndürüp döndürmeyeceğini şöyle değerlendiriyor: “Tek tek bankalarda sorunlar her zaman olacak. Avrupa'da yapmaya çalıştığımız tek tek bankalardaki sorunların diğer bankalara ya da tüm ekonomiye, yani ekonominin yönetilen kısımlarına sıçramasına engel olmak. Ve Portekiz örneğinde bu başarılmış görünüyor. Ayrıca Portekiz'de sorunlara yol açanlar, yani ilgili bankanın sahipleri ve yöneticileri, bereket versin tüm ekonomi ya da tasarruf sahipleri zarar görmeyecek şekilde cezalandırılabildi.”
__________________
FX ve F1
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 05 Ağustos 2014, 12:26
Ertuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ertuğrul Ertuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2012
Mesajlar: 357
Ertuğrul is on a distinguished road
Standart Landeszeitung :

“Bir savaş olmayacak, çünkü İngiltere ve Almanya ekonomik açıdan birbirine son derece bağımlı. Bu, 1914 yılının yaz mevsiminde yaygın bir görüştü. Bugün de Amerikan-Çin arasındaki karşılıklı bağlar ya da Doğu Asya ülkeleri arasında patlayan ticaret hakkında benzer şeyler duymak mümkün. 1914’ün dersleri şöyle: Kâr imkânları, ne hatalı tahminlerde bulunmaya engel oluyor ne de çıkarların uyumlu hale gelmesini sağlıyor. Amerikan Marshall Planı ile dışarıdan baskı yapılmamış ve taraflar 1945'ten sonra bütünüyle bitkin düşmemiş olsaydı Avrupa bugün barışçıl bir yer olmazdı. Bu bir ölçü kabul edilecek olursa Ortadoğu’da yeterince kan dökülmedi. İsrail tank zoruyla barış içinde bir gündelik hayat oluşturmaya, Filistinlilerse etrafı bombalayarak onurlu bir yaşama ulaşmaya çalışıyor.”
__________________
FX ve F1
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 05 Ağustos 2014, 12:34
Ertuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ertuğrul Ertuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2012
Mesajlar: 357
Ertuğrul is on a distinguished road
Standart Lavrov: ABD’nin bilinçli bir Ortadoğu politikası yok

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin Ortadoğu’daki eylemlerinin Washington’un bu bölge için bilinçli bir stratejiye sahip olmadığını gösterdiğini söyledi.

Lavrov, ITAR-TASS’a demecinde, Irak Şam İslam Devleti örgütünün sadece Suriye’de değil Irak’ta da bazı bölgeleri ele geçirmesi nedeniyle Suriye’deki silahlı çatışmanın sınırlar ötesi bir savaşa dönüştüğünü belirtti. Bakan, Irak’taki Musul şehri yakınlarındaki bir barajın da militanların kontrolüne geçtiğini hatırlattı.
Suriye topraklarında faaliyet gösteren bu teröristlerin Washington tarafından Suriye’de rejime karşı savaşan güç olarak görüldüğünü ifade eden Lavrov, ABD’nin bu militanların Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı devirmesini beklediğini, ardından örgütle “baş etmeyi” planladığını kaydetti. Lavrov, “Ancak şimdilik militanlar Irak’la baş ediyor” dedi.
Lavrov, Suriye krizinin erken aşamasında Rusya’nın anlaşılır bir diyalog başlatma çabalarının başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlattı.
__________________
FX ve F1
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


.


Powered by vBulletin®
2008 © 2018 ForexForumTR Tüm Hakları Saklıdır.